
2026-2027 üretim yılı için şeker pancarı alım fiyatı, kota tamamlama primi dâhil ton başına 3.720 TL olarak açıklandı. Üstelik bu tutarın 143 TL’si kota tamamlama primi; prim hariç baz fiyat ise 3.577 TL. Erzincan’da üreticilerin dile getirdiği yaklaşık 4.000 TL’lik ton başı maliyet ve en az 4.500 TL fiyat beklentisi, açıklanan rakamın neden tartışma yarattığını açıkça ortaya koyuyor. Peki, çiftçi bu hesabın neresinde?
Mazot parasını ödeyen kim? Gübreyi alan kim? Tarlasını sulayan, işçisini çalıştıran, borçlanan ve bütün riskleri üstlenen kim?
Çiftçi!
Peki, bütün bu emeğin karşılığında üreticiye ne kalıyor? İşte AKP iktidarının tarım politikalarını sorgulamamız gereken yer tam da burasıdır. Bir tarafta mazot, gübre, enerji ve diğer tarımsal girdilerde yükselen maliyetler; diğer tarafta bu maliyetlerin gerisinde kaldığını söyleyen bir üretici. TÜİK’in Temmuz 2026 verilerine göre tarımsal girdi fiyat endeksi yıllık yüzde 27,62 arttı. Aynı dönemde gübre ve toprak geliştiriciler alt grubundaki yıllık artış yüzde 33,07 oldu. Üreticinin maliyet baskısı yalnızca bir iddia değil, resmî verilerle de görülen bir gerçekliktir. AKP iktidarına soruyoruz: Üreticinin maliyetini görmezden gelerek Türkiye’nin tarımsal geleceğini nasıl güvence altına alacaksınız? Tarımı yalnızca fiyat açıklamaktan ibaret gören bir anlayışla çiftçinin yüzü gülmez. Üretici kazanamazsa tarlasını küçültür, üretimden uzaklaşır; kırsal yaşam zayıflar, gıda arzı baskı altına girer. Bunun bedelini de yalnızca çiftçi değil, pazarda ve markette daha pahalı gıda almak zorunda kalan bütün yurttaşlarımız öder. Tarım politikası; çiftçiyi borçla baş başa bırakmak değil, üretimi planlamak, girdi maliyetlerini azaltmak, emeği korumak ve üreticiye öngörülebilir bir gelecek sunmaktır. Şeker pancarı yalnızca fabrikaya gönderilen bir ürün değildir. Erzincan’da ve pancar üretimi yapılan diğer bölgelerde binlerce ailenin geçimidir; nakliyecinin, işçinin, esnafın ve kırsal ekonominin ekmek kapısıdır.
Bugün sorulması gereken yalnızca “Pancarın fiyatı kaç lira?” değildir. Asıl soru şudur: Bu ülkede üretmek hâlâ mümkün mü? Çiftçi, emeğiyle geçinebilecek mi? Gençler toprağında bir gelecek görebilecek mi? Türkiye kendi gıda güvencesini koruyabilecek mi?
YENİ PARTİ’NİN TALEBİ AÇIKTIR!
- Pancar alım fiyatı, üreticinin gerçek maliyetleri ve emeği esas alınarak yeniden değerlendirilmelidir.
- Üreticinin talep ettiği en az 4.500 TL/ton seviyesi dikkate alınmalı; sürdürülebilir üretimi sağlayacak adil bir fiyat belirlenmelidir.
- Mazot, gübre, sulama, elektrik ve işçilik giderlerini hafifletecek somut destekler sağlanmalıdır.
- Çiftçinin borç yükünü azaltan, planlı üretimi güçlendiren ve kırsalda yaşamı sürdürülebilir kılan uzun vadeli tarım politikaları uygulanmalıdır.
Bizim anlayışımızda çiftçi, seçimden seçime hatırlanacak bir kesim değildir. Çiftçi, ülkenin gıda güvencesini sağlayan temel güçtür. Emeği korunmadan tarım korunamaz; tarım korunmadan Türkiye’nin geleceği güvence altına alınamaz.
AKP iktidarının tarım politikalarını sorguluyor, üreticinin sesinin duyulmasını ve pancar fiyatının yeniden ele alınmasını istiyoruz.
ÇİFTÇİ SADAKA DEĞİL, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR!
TARLADA EMEK, SOFRADA BEREKET, ÜRETİCİYE ADALET!
YENİ PARTİ olarak;
Üretimin, emeğin ve çiftçinin geleceğinin yanında olacağız.
